Gelirinizin yüzde kaçı taksite gitmeli?

Bankalar %50'ye kadar onay veriyor ama bu sizin için güvenli sınır mı? Borç/gelir oranını nasıl belirlemeniz gerektiğini anlatıyoruz.

·5 dakikalık okuma

Bankalar toplam kredi taksitlerinizin net gelirinizin %50'sini aşmamasını ister. Bu rakam sıkça "güvenli sınır" olarak aktarılır, oysa bankanın risk toleransıdır — sizin bütçenizin değil.

%50 ne demek?

Aylık 80.000 TL net geliriniz varsa, farklı oranlarla çekebileceğiniz kredi (aylık %2,89 faiz, 120 ay vade):

Taksit/gelir oranıAylık taksitÇekebileceğiniz krediTaksit sonrası kalan
%4032.000 TL1.071.003 TL48.000 TL
%5040.000 TL1.338.753 TL40.000 TL
%6048.000 TL1.606.504 TL32.000 TL

%40'tan %60'a çıkmak çekebileceğiniz krediyi 535.501 TL artırıyor. Cazip görünüyor. Ama sağ sütuna bakın: elinizde kalan para 48.000 TL'den 32.000 TL'ye iniyor. Kira ödemiyor olsanız bile bu para; market, fatura, ulaşım, sağlık, eğitim ve tasarrufun tamamını karşılamak zorunda.

Kendi sınırınızı hesaplayın

Gelirinizi ve mevcut borçlarınızı girin, oranı kendiniz belirleyin; taksit sonrası elinizde kalan tutarı anında görün.

Hesaplayıcıyı aç

Oran değil, kalan tutar bakılması gereken sayı

Yüzdeler yanıltıcıdır çünkü gelir seviyesine göre anlamları tamamen değişir. 300.000 TL geliri olan biri için %50 taksit oranı rahat bir hayat bırakırken, 40.000 TL geliri olan biri için aynı oran geçim sıkıntısı demektir.

Doğru soru şu: taksiti ödedikten sonra kalan parayla, mevcut yaşam standardınızı sürdürebiliyor ve üstüne tasarruf yapabiliyor musunuz? Cevap hayırsa oran ne olursa olsun o kredi sizin için fazladır.

Hesaba katılmayan kalemler

Banka sadece kayıtlı borç ödemelerinizi görür. Bütçenizde yer alan ama onun hesabına girmeyen düzenli giderler:

  • Aidat, emlak vergisi, DASK ve konut sigortası
  • Okul ve kurs ücretleri
  • Bakmakla yükümlü olduğunuz kişilere düzenli destek
  • Araç yakıt, bakım, kasko ve muayene giderleri
  • Kredi kartıyla döndürülen ama borç sayılmayan düzenli harcamalar

Ev sahibi olmak, kira giderinizi ortadan kaldırırken yenilerini ekler. "Kira kadar taksit ödüyorum" hesabı, aidat ve bakım kalemleri yüzünden neredeyse hiçbir zaman doğru çıkmaz.

Makul bir çerçeve

  1. Önce acil durum fonu. En az 3-6 aylık gideriniz nakit olarak dursun. Bu fon yoksa taksit oranı ne olursa olsun risk altındasınız.
  2. Kötü ay testi yapın. Gelirinizin %20 düştüğü bir ayı hayal edin. Taksiti hâlâ ödeyebiliyor musunuz? Cevap hayırsa taksiti düşürün.
  3. Tasarruf payını koruyun. Taksit sonrası hiç birikim yapamıyorsanız, kredi bütçenizin tamamını yutuyor demektir.
  4. Faiz artışı riskini düşünün. Değişken faizli bir kredi kullanıyorsanız, taksitin yükselme ihtimaline karşı baştan pay bırakın.

Maksimumu çekmek neden cazip ve neden riskli?

Bankanın onayladığı üst limit bir hedef gibi görünür — özellikle konut fiyatlarının hızla arttığı bir ortamda "bugün alamazsam yarın hiç alamam" baskısıyla birleştiğinde. Ancak üst limitte borçlanmak, beklenmedik bir gider veya gelir kaybı karşısında hareket alanınızı sıfırlar. Temerrüde düşmenin maliyeti, birkaç yıl geç almanın maliyetinden çok daha yüksektir.

Vade seçiminin bu dengeye etkisini vadeyi uzatmak mantıklı mı yazımızda ele aldık.